Farid Ud-Din Attar – The Simurgh / Anka Kuşu

‘ The conference of the birds’, selected sufi poetry of Farid Ud Din ATTAR. New rendition by Raficq Abdulla. Interlink Books

[ Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

* * *

Ah, the Simurgh, who is this wondrous being
Who, one fated night, when time stood still,
Flew over China, not a single soul seeing?
A feather fell from this King, his beauty and his will.
And all hearts touched by it were in tumult thrown.
Everyone who could, traced from it a liminal form;
All who saw the still glowing lines were blown
By longing like trees on a shore bent by a storm.
The feather is lodged in China’s sacred places,
Hence the Prophet’s exhortation for knowledge to seek
Even unto China where the feather’s shadow graces
All who shelter under it- to know is not to speak.
But unless the feather’s image is felt and seen
None knows the heart’s obscure, shifting states
That replaces the fat of inaction with decision’s lean.
His grace enters the world and moulds our fates
through without the limit of form or definite shape,
For all definitions are frozen contradictions not fit
For knowing; therefore, if you wish to travel on the Way,
Set out on it now to find the Simurgh, don’t prattle and sit
On your haunches till into stiffening death you stray.
All the birds who were by this agitation shook,
Aspired to a meeting place to prepare for the Shah,
To release in themselves the revelation of the Book;
They yearned so deeply for Him who is both near and far,
They were drawn to his sun and burned to an ember;
But the road was long and perilous that was open to offer.
Hooked by terror, though each was asked to remember
The Truth, each an excuse to stay behind was keen to proffer.’

‘Conference of the Birds’, selected poems,
Farid Ud-Din ATTAR (http://en.wikipedia.org/wiki/Attar_of_Nishapur)
New rendition by Raficq Abdulla, Interlink books

This entry was posted in Popüler Kitap Alıntıları / Popular Books Excerpts, Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters. Bookmark the permalink.

1 Response to Farid Ud-Din Attar – The Simurgh / Anka Kuşu

  1. Ç.N.: Bu yazıyı belki 5 kez okumuşumdur, ama bir türlü elim çeviriye gitmiyordu. Derin bir anlam seziyordum, ama yüzeyde kayboluyordum. Dün tekrar şansımı deneyim dedim ve daha ilk cümlede o kalın örtü kalktı gözümün önünden ve GÖRDÜM. Bu yazının meğer ne kadar derin bir sembolizmi varmış, çeviri sürecinde adeta keyif ve heyecan ile içinde yüzdüm. Burada ilginç olan yazılanın ötesini zihnim ile algılamak yerine hissetmem oldu. Tabiiki Attar’ın o eşsiz şiirselliğine sadık kalamadım, daha çok yazının anlamına odaklandım. Beni affedin 🙂 En az benim kadar keyif almanız dileğiyle … sevgilerimle

    * * *

    Ferîdüddîn-i Attâr – Anka Kuşu

    Ah Anka kuşu, zamanın durduğu o gecede,
    Kimse tarafından görülmeden,
    Çin’in üzerinden uçan bu eşsiz varlık kimdi?

    Güzelliğin ve iradesinin ifadesi olan bir tüy düştü bu Kral’dan,
    onun dokunduğu tüm kalpler düzensizlik içinde attı.
    Yapabilen herkes ondan kendi bilinç eşiğinde bir şekil aldı.
    Hala parlayan çizgileri görenlerin soluğu kesildi özleminden.
    Aynı fırtınada boynu bükülen kıyıdaki ağaçlar gibi.

    Tüy, Çin’in kutsal mekanlarında misafirdir.
    Altına sığınan herkesi süsleyen tüyün gölgesi buradadır.
    Peygamber’in “bilgi Çin’de bile olsa aranmalıdır” sözü bundandır
    – bilmek, konuşmamaktır.

    Ancak tüyün imgesi hissedilmedikçe, görülmedikçe,
    kimse durgunluğun tembelliğini, kararlılığın dürtüsü ile değiştiren kalbin
    belirsiz, değişen hallerini bilemez.

    O’nun lütfu dünyaya iner,
    hiçbir şekil veya tanımlanmış bir kalıpla sınır koymaksızın
    kaderimizi şekillendirir.
    Her bir tanımın bir çelişkisi vardır,
    hiçbiri bilinmeye uygun değildir.
    Bu yüzden Yol’da seyahat etmek istiyorsanız,
    Anka kuşunu bulmak üzere şimdiden yola çıkın.
    Çene çalmayın ve sertleşen ölüme ayrılana kadar
    kalçalarınızın üzerinde oturmayın.

    Bu çalkalanmadan şaşkına dönen tüm kuşlar,
    Kral için hazırlanmak üzere bir toplantıya talip oldular.
    Amaçları kitabın vahiysini içlerinde serbest bırakmaktı.
    Hem yakında hem de uzakta olan O’na duydukları hasret o kadar büyüktü ki,
    Güneşine çekildiler ve bir kora dönüştüler.
    Ancak yol uzun ve tehlikeli, tekliflere açıktı.
    Kuşlar, terör tarafından felç edilmişti. Yine de onlardan Gerçeği hatırlamaları istendi.
    Her biri özürlerin arkasında saklanarak geride kalmayı tercih etti.

    ‘Kuşların Konferansı (Conference of the Birds)’, seçilmiş şiirler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s