Hiçlik Ağacı / Nothingness Tree – Meral Hasırcı (sent by / gönderen: Hacer Eroğlu)

[English text is in the comment]

Nermina Zerdo Besic

Bir gün kalbime ışıklı bir nokta düştü.

“Kimsin, nesin ?” dedim.

“Hiçim, ama bana Cemalnur diyorlar” dedi.

“Sen nereden geldin” dedim.

“Çok yüce bir ağacın tohumuyum” dedi.

”O ağacın adı nedir?” dedim.

”Dünya kurulalı beri ona pek çok isimler verdiler ve her isimde başka türlü gördüler” dedi.

“O ağacı ben de görmek istiyorum” dedim.

“O, senin bildiğin ağaçlardan değil. Onu kendi kalbinde yetiştirmen gerek, ancak o zaman görebilirsin” dedi.

“Onu nasıl yetiştirebilirim ?” dedim.

”Ben sana yardım ederim. Hem de değişik isimleriyle tanıtırım taa ki gerçek ismini öğrenene kadar..”dedi.

”Hadi” dedim “Çabuk ol !”..

Sonra o küçücük hiçlik tohumu kalbimin içinde yavaş yavaş açılmaya başladı.Bir gün…

”Gel” dedi “Artık ağaçla tanışmaya gidiyoruz.”

Ve… içimi huzurla dolduran bir güzellikle tanıştırdı.

”İşte Cemal ağacı” dedi. “adına Meşkure de derler.”…

Sonra Cemal ağacından gelen sesi duydum

“Sizin ayaklarınız benim başımın üstünde” diyordu.

“ Aman ya Rabbim ! Bu meğer Azamet ağacıymış da kendini saklıyormuş” dedim.

Ağaç içimden geçenleri okudu ve “Yok “ dedi “yanılıyorsun ben Hiçlik ağacıyım”…”Gel sana benim içimdeki varlık ağaçlarını göstereyim”…

Nermina Zerdo Besic

Kendimi birden ondan farklı ama aynı derecede muhteşem bir başka ağacın  önünde buldum.

”Bunun adı ne?”dedim.

”Hepveren gülü “dedi.

“Ona neden böyle demişler ?” dedim.

“Onun tek ismi yok ki “ dedi.” Kimi Nazlı Hoca der, kimileri de ekmek ağacı. Ama kendi içindeki varlıktan maddeten ayrılma zamanı geldiğinde, o son görüş hakkını başkalarına verebilen bir yüceler yücesi olduğu için adına Hepveren gülü dediler”…O sırada Hepveren gülünden bir ses geldi…”Ben Hiçlik ağacıyım”..

Sonra ağaç birden bire değişti..yine güzel, yine azametli…

”Bunun adı ne?” dedim.

”Dile gelen taş” dedi. “Ama ona Samiha da derler”…

”Var ama yok mu gözüküyor ?” dedim.

“Hayır, yok ama var sananlar oluyor” dedi.

“Anlayamadım” dedim.

“Yanmış ama tütmediği için kül olduğunu bilememiş, var sanmışlar” dedi.

İşte o zaman ağaç dile geldi “Ben yokum..Ben yokum..”diyordu.

Gerçi kalbimde biten ağaç, yokluk tohumundan çıkmıştı ama yine de şaşırmıştım, her tanıdığım ağaç “Ben hiçim..Ben yokum” diyordu. Öyle de deseler madem ki ben onları görmüştüm, onları görünür kılan bir varlık ağacı olmalıydı, onu görmek istiyordum.

Nermina Zerdo Besic

Sonunda “İşte !”dediler hep bir ağızdan “İşte gerçek varlık ağacı !

“ Bu ağaç Cenan yani Gönül suyuyla, ‘İnsanları seveceksin.Senin içinde tükenmez af, merhamet ve müsamaha hazineleri var. Onun için yalnız insanları değil bütün mahlukatı  aynı yorulmaz hız ve aynı tükenmez  iştiyakla seveceksin. Sende mevcut cevherleri  cömertçe harcamalısın. İnsanları insanlara iştirak ederek, hatalarında ve sevaplarında onlarla bir olarak seveceksin. Doğumları ile çoğalıp ölümleri ile eksilecek kadar onlardan  olacaksın.” diyerek büyütüldü. …Kainatta her neyi görmeyi dilersen onda bulabilirsin. Ama sen onda kendini görmeyi dile, çünkü gerçek yüzün bir onda var !”…

”Bu ne sırlı bir iş !” dedim.

“Evet, çünkü O, HAKİKAT-İ MUHAMMEDİ’dir” dediler.

Meral Hasırcı

This entry was posted in SOPHIA and tagged , , . Bookmark the permalink.

1 Response to Hiçlik Ağacı / Nothingness Tree – Meral Hasırcı (sent by / gönderen: Hacer Eroğlu)

  1. Nothingness Tree

    One day, a spot full of light fell onto my heart.

    “Who are you, what is this?” I asked.

    “I’m Nothing but they call me Cemalnur” said the light.

    “Where do you come from?” I asked.

    “I’m the seed of a very holly tree.”, the light replied.

    “What’s that tree called?” I asked.

    “Since the world’s existence it’s been called several names and seen differently in every name.” said the light.

    “I wish to see that tree, too.” I said.

    “It’s not an ordinary tree. You can see it only when you grow it in your heart.” said the light.

    “How can I grow it?” I asked.

    “I can help you. I’ll show you the tree with its various names first until you learn its real name.”, said the light.

    “Alright!” I said, “Hurry up!”.

    And then the tiny nothingness seed started to flourish in my heart. One day the light called:
    “Come on! We’re going to meet the tree now.”

    And the light introduced me with a beauty that made me full of peace.

    “Here’s the Jamal tree! It is also called Meşkure.”, said the light.

    Then I heard the Jamal tree speaking:

    “May your feet be above my head!”, said the tree

    “Oh my God!” I yelled, “This tree is the tree of Greatness under disguise!”

    The tree read my mind.

    “No.”, said the tree. “You’re mistaken. I’m the Nothingness tree. Let me show you the existing trees inside of me.”

    I suddenly found myself in front of another tree which was as beautiful as the Nothingness tree.

    “What’s this called?” I asked.

    “An everflourishing rose tree!”, said the tree.

    “Why is it called like that?”, I asked

    “It doesn’t have only one name. Some call it Nazlı Hodja and some Bread tree. It’s called everflourishing rose because it sacrificed its last chance of seeing its existence when the time came to physically leave its existence.”

    At that time the everflourishing tree called:
    “I’m Nothingness tree.”

    And suddenly the tree changed again. Still as beautiful and as mighty…

    “What is this called?” I asked.

    “Talking stone!”, said the tree. “Some call it Samiha, as well.”

    “It doesn’t seem to exist despite its presence, does it?” I asked

    “No. It actually isn’t present but people think it exists” said the tree.

    “I couldn’t understand.” I said.

    “It’s burnt without giving out smoke and turned into ashes. That’s why people think it exists.” said the tree.

    At that point the talking stone started yelling: “I’m Nothing. I’m Nothing!”

    I got surprised although I knew that the tree growing in my heart has stemmed from the seed of nothingness. Every tree I met said “I am Nothing.” Although they said so, I saw them for real, so there must be an Existence tree that makes them visible. I wanted to see that.

    In the end “Here it is!”, said the trees altogether, “Here is the real Existence tree!”.

    “And this tree was Kenan Rifai. He was raised by his mother,Cenan, who all the time said to him: ‘With all your heart you should love people. In you there is an endless fortune of forgiveness, mercy and welcoming attitude. And that is why you should love every creature with an ongoing speed and everlasting yearning. You should generously spend the precious things in you. You should love people by being a part of them them and by being in unity with them in their good and bad deeds. You should be so much with them that you will feel at loss with their passing away and at gain with their births’. Kenan Rifai is also called the tree of love or universe. You can find in him whatever you want to see in this universe. But you should try to see yourself in him because your real self exists only in him.”

    “What a secrecy!” I said.

    “Yes!”, they said, “because he is the reality of our prophet Muhammed (Haqiqa-i Muhammed)!”.

    – Meral Hasırcı

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s