Of the Manifestation of the Attributes and of the Analogy / Özniteliklerin Tezahür Etmesi ve Benzerlik

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

 After the Journeys of the Soul,

here are more expositions

by Nasafi .

Enjoy !

***

Of the Manifestation of the Attributes

O Dervish ! About this a question arises. As if there is only one light, which is the soul of the world, this light filling the world from one end to the other, then why is there in the world multiplicity and why is there between its inhabitants so much disparity?

Answer: Light has many attributes; likewise, the manifestation of the attributes are also  numerous. Hence the apparition of the multiple. If it wasn’t multiplicity, unification wouldn’t be possible.

Another question arises. As each monad that exists is the manifestation of an attribute, as man is the manifestation of the attribute of knowledge, then why are there differences between men? Why men are not manifestating knowledge alike?

Answer:  Know that in the world every being only possess one thing only according to its aptitude.Therefore, man acquires on thing only according to his aptitude. Light’s epiphany  differs only according to the aptitude. To each thing belongs a particular aptitude. If all had the same aptitude, the attributes of light would not be all manifested. But men which aptitude is to manifest knowledge, differ in this very aptitude, as there are many sorts of knowledges; and to each one correspond a particular aptitude. Some have the aptitude corresponding to one sort of knowledge; others have the aptitude to two, ten or hundred. The aptitude of some is defective, average for others and perfect for further others. Hence the great dissimilarity between men.

O Dervish ! How many beings have the shape of man, but have not his spirit. Those ones are at the level of animals. In them are more manifested the qualities and deeds of beasts.

O Dervish ! Man is characterized by four things: Good speech, good deeds, beautiful character and knowledges. The Perfect Man is the one who carries them into perfection.

O Dervish, some call the aptitude under the name of ‘ natural virtue’. For those, each man possess a particular quality. Therefore, one will write verses, another will recite, a third one will think accurately; and others could do nothing of the sort. One will gain knowledge, another wealth and a third would not gain any of them. There is no doubt that this depends on one’s aptitude; every body has  an aptitude for one thing, he carries this aptitude in him. The aptitude is not acquired. It is tied to the four times. However, the aptitude is developed through instruction and education; it is short-lived when it is deprived of them.

For instance, one will have the aptitude to make many true dreams; another will have the aptitude, in the waking state, to receive inside of him images of things, and when someone is coming to him with that thing in his mind, the image of this thing will reflect immediately in him. Both of them can by hard work and effort grow their aptitudes to a level that everything that comes from the invisible world to the visible world, its reflection will appear in them, informing them of this state. This reflect, if it appears during sleep is called ‘ true dream’; during the waking time ‘ inspiration’.

O Dervish ! Even though each monad that exists is the epiphany of an atribute of this light, there are two manifestations particularly shining, the major man and the minor man. The major man is the manifestation of might and the minor man the manifestation of knowledge. In other way, the Spheres, the Stars, the Elements are the manifestations of the might and the Perfect Man is of knowledge. Hence, the inhabitants of this world cannot be but according to the decrees of the celestial dome.

O Dervish ! The celestial dome is the Preserved Table, the divine Book. All that is written in the Divine Book is God’s will: Only manifests here under what is written in the Book.

***

Of the Analogy

O Dervish ! After learning that there is only one light, which is the soul of the world, know now that the distinction between things itselves is by form and quality. This unique light has numerous attributes; therefore, numerous manifestations so that her attributes become appearent. Light is epiphanizing itself and appears in many thousands of forms, each one being the manifestation of an attribute. This form always goes with these attributes and vice versa. Within these forms, there is no more perfect than of man. Therefore, this form is qualified by a particular attribute, the most perfect of the attributes: Speech. Hence, man is distinguished from all the animals by this form, the human body and by this quality, speech. He is distinguished from his kinsmen by knowledge, ethics and acces to perfection.

Also, as you know that all monads are the manifestations of the attributes of light, then if one says: ‘ It is us who were, who are and who will’, one would be right.And if one says: ‘ It is not us who were, who is and who will’, one will also be right.

Further more, as you know that this unique light has no begining nor ending, that all these monads are the attributes of this light, then each form that comes to this world is qualified by an attribute, caracterized by a name. And when this form leaves this world, another is replacing it, qualified by the same attribute, called by the same name. This is due to the analogy (tanasob) and not due to the metempsychosis (tanasobk). If a thousand time you get water from the sea and throw it back, it is each time the same water that you get according to the analogy and not to reality.

***

These two excerpts are from The book of the Perfect Man‘,Fayard, Paris, 1984, end of the 19th treatise, page 207-210. Our English translation comes from Isabelle de Gastine’s French translation of the original Persian.

This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters. Bookmark the permalink.

1 Response to Of the Manifestation of the Attributes and of the Analogy / Özniteliklerin Tezahür Etmesi ve Benzerlik

  1. “Ruhun Yolculukları” yazısından sonra Nasafi’nin kaleminden harikulade bir paylaşım. Keyifli okumalar.

    *

    Özniteliklerin Tezahür Etmesi ve Benzerlik

    Ah Derviş! Akla şu soru gelir. Evrenin ruhu ve onu baştan sona kadar aydınlatan sadece bir ışık varsa, o zaman dünyadaki bu çeşitlilik, sakinlerinin arasındaki bu eşitsizlik nedendir?

    Cevap: Işığın birçok özniteliği vardır; aynı şekilde bu özniteliklerin tezahürü de çok sayıdadır. Bu olgu, çeşitliliğin ortaya çıkmasını açıklar. Çeşitlilik olmasaydı, birleşme mümkün olamayacaktı.

    Başka bir soru gelir akla. Var olan her bir zerre bir özniteliğin tezahürü, insan da bilgi özniteliğini tezahür ediyor ise, insanların arasında neden bu farklılıklar vardır? İnsanlar bilgiyi neden aynı şekilde tezahür etmez?

    Cevap: Şunu bil ki, dünya üzerindeki her bir varlık sadece kendi yeteneğine göre bir şeye sahiptir. Buna göre insan bir şeyi sadece yeteneği ölçüsünde edinir. Işığın görünüşü sadece yeteneğe göre farklılık gösterir. Bir şeyi öğretmek sadece belli bir yeteneğe bağlıdır. Herkesin yeteneği aynı olsaydı, ışığın öznitelikleri tamamen tezahür etmiş olmazdı. Ancak bilgiyi tezahür etme yeteneğine sahip olan insanoğlu, bilginin çeşitli türleri olduğundan, burada farklılık gösterir; her birine özel bir yetenek uymaktadır. Bazıları tek tip bir bilgiye, bazıları ise iki, on veya yüz bilgiye uymaktadır. Bazıların yeteneği kusurlu, başkaları için ortalama ve ötekileri için mükemmeldir. İnsanların arasındaki büyük farklılıklar bu şekilde açıklanır.

    Ah Derviş! Kaç varlık insan görünümünde olup da, onların özüne sahip değildir. Onlar, hayvanların seviyesinde olup, bu seviyedeki nitelikleri ve eylemleri tezahür eder.

    Ah Derviş! İnsan 4 özelliğiyle karakterize edilir: hayırlı konuşma, hayırlı eylemler, güzel bir karakter ve bilgiler. Mükemmel İnsan (İnsan Al-Kamil), bunları mükemmelliğe götüren kişidir.

    Ah Derviş, bazıları yeteneği ‘doğal erdem’ olarak isimlendirir. Onlar için her bir insan özel bir niteliğe sahiptir. Buna göre birisi şiirler yazacaktır, başka biri ezberle anlatacaktır, bir üçüncüsü ise ince ince düşünecektir; ve başkaları bunların hiçbirini yapamayacaktır. Biri bilgi elde edecek, biri zenginlik, bir başkası bunların hiçbirini. Şüphesiz ki bu birinin yeteneğine bağlıdır; her birinin bir şeye ilişkin yeteneği vardır, bunu içinde taşır. Söz konusu yetenek elde edilmez. Yine de bu yetenek öğrenim ve eğitim ile geliştirilir; bunlardan mahrum edildiğinde kısa ömürlüdür.

    Örneğin biri birçok gerçek rüya görme yeteneğine sahiptir; bir başkası ise uyanık iken vizyonlar görebilir ve biri aklında bir şeyi düşünerek ona geldiğinde o düşünce anında gözünün önünde canlanır. Her ikisi de çalışarak ve çaba göstererek yeteneklerini geliştirebilir, görünmeyen dünyadan görünene yansıyan her şey onları bu diyardan haberdar edebilir. Söz konusu yansıma uyku esnasında olur ise ‘gerçek rüya’, uyanık bir durumda gerçekleşir ise ‘ilham’ olarak adlandırılır.

    Ah Derviş! Var olan her bir zerre (monad) bu ışığın özniteliğinin bir görünüşü olsa bile, özellikle iki tezahür göze batar, büyük ve küçük insan. Büyük insan kuvvetin, küçük insan ise bilginin tezahürüdür. Başka bir deyişle Katmanlar, Yıldızlar, Elementler kuvvetin tezahürüdür, Mükemmel İnsan (İnsan Al-Kamil) ise bilginin. Dolayısıyla bu dünyanın sakinleri kutsal kubbenin emirlerine göre olamazlar.

    Ah Derviş! Kutsal kubbe, Korunmuş Tablo, kutsal Kitaptır. Kutsal Kitap’ta yazılan herşey Tanrı’nın niyetidir: burada sadece Kitap’ta yazan tezahürünü bulur.

    ***

    Benzerlik

    Ah Derviş! Evrenin ruhu olan tek bir ışığın olduğunu öğrendikten sonra bil ki şeylerin arasındaki ayırım, şekle ve niteliğe bağlıdır. Bu eşsiz ışığın sayısız öznitelikleri, dolayısıyla özniteliklerini görünür kılan sayısız tezahürleri vardır. Işık kendini her biri bir özniteliğin tezahürü olan binlerce farklı hal ile gösterir. Bu şekle her zaman bu öznitelikler eşlik eder ve tersi. Bu şekillerin arasında insandan daha mükemmel bir şey yoktur. Bundan dolayı bu şekil özel bir öznitelik, özniteliklerin en mükemmeli ile değer bulur: Konuşma. Bu olgu insanoğlunun hayvanlardan bu şekil (insan vücudu) ve bu nitelik (konuşma) ile ayrıştırıldığını açıklar. Akrabalarından bilgi, etik ve mükemmelliğe erişme yetisinden ayrılır.

    Tüm zerrelerin ışığının özniteliklerinin tezahürleri olduğunu şimdi bildiğine göre birisi ‘Geçmişte, şimdi ve gelecekte var olan, olacak olanlar biziz’ dediğinde gerçeği söylediğini bilirsin. Ve biri ‘Geçmişte, şimdi ve gelecekte var olan, olacak olanlar bizler değiliz’ dediğinde de onun da doğru olduğunu bilirsin.

    Ayrıca bu eşsiz ışığın ne başlangıcı ne de sonu ve tüm bu zerrelerin bu ışığın öznitelikleri olduğunu öğrendiğine göre, bu dünyaya gelen her bir varlığın bir isim ile karakterize edilen belli bir nitelik ile bezendiğini bilirsin. Ve bu varlık dünyayı terk ettiğinde, aynı özniteliği aynı isim ile taşıyan başka bir varlığın onun yerine geçtiğini de bilirsin. Bu olgu analojiden (tanasob) kaynaklanır, ruhun başka bir bedene geçmesinden değil (tanasobk). Binlerce kez, denizden aldığın suyu geri dökersen analojiye göre, gerçeğe göre değil, her seferinde aynı suyu alırsın.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s