“Thoughts on Time” / “Zaman Hakkında Düşünceler” – Elena Gogou

 

[Türkçe metin için yorum bölümüne bkz.]

Love has to be an active practice. No matter how small or large, visible or invisible the action, its nature is to be practical, its nature is to manifest.

I love the mountain means I do something for it, I give it some of my time. Time is love in action. It is not money. It is caring, love, art, consideration.

How did a whole society ever come to the conclusion (and regard as an axiom) that time is money?

Giving time we give attention, care, dedication…

Enjoying the time that others give to us we receive love, energy, communion…

I love my family means I give them time. Covering their daily needs by cooking meals, providing education, ensuring health, being tender, takes time. Covering their emotional needs by listening, talking, exchanging feelings, playing also takes time. I love music means I spend time  listening, playing, singing. Children at school spend more time studying the subjects they like. We tend to spend more time with people we love and we avoid spending time with people we dislike.

Our time has a beginning and an end. It is finite, it is countable.

Urban dwellers in western culture, in their arrogance and greed try to “do everything”, to cram everything into their limited time, and this results in constant stress, a constant gasping for more time (“I wish there were more than 24 hours to each day!”) which is staple of life in the big city.

We measure time by counting the rotations of the earth and the moon, and we choose where to spend it, for whom, and how. Our choices are our love in action.

 

This entry was posted in SOPHIA and tagged , . Bookmark the permalink.

1 Response to “Thoughts on Time” / “Zaman Hakkında Düşünceler” – Elena Gogou

  1. Zaman Hakkında Düşünceler

    Sevgi, aktif bir uygulama olmalıdır. Girişimin küçük veya büyük, görünür veya görünmez olması farketmez. Sevgi, doğası gereği uygulamalıdır, tezahür eder.

    Dağı seviyorum demek, onun için birşey yapıyorum, ona vakit ayırıyorum demektir. Zaman, sevginin eylem, hareket halidir. Para değildir. İlgi, sevgi, sanat, düşünmektir.

    Nasıl oldu da bütün bir toplum zamanın para ile eşdeğer olduğu (ve bunu bir aksiyom olarak gördüğü) kanaatine vardı?

    Vakit ayırarak dikkatimizi, ilgimizi, adanmışlığımızı veriyoruz…

    Başkalarının bize ayırdığı zamanın tadını çıkararak sevgiyi, enerjiyi, paylaşımı kabul ediyoruz…
    Ailemi seviyorum demek, ona vakit ayırıyorum demek. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yemek pişirmek, eğitimlerini sağlamak, sağlıklarını güvence altına almak, şefkatli olmak zaman alır. Duygusal ihtiyaçlarını karşılamak, onları dinlemek, onlarla konuşmak, duyguları paylaşmak, onlarla oynamak da zaman alır. Müziği seviyorum demek onu dinlemek, çalmak, şarkı söylemek için vakit ayırıyorum demek. Okulda çocuklar sevdikleri konulara daha çok vakit ayırırlar. Sevdiklerimizle daha çok vakit geçirmek isteriz, sevmediklerimize zaman harcamayız.

    Zamanımızın bir başlangıcı ve bir sonu var. Sınırlıdır, sayılıdır.

    Batı kültürdeki şehirliler, kibir ve hırslarından “her şeyi yapmaya”, her şeyi o sınırlı zaman dilimine sıkıştırmaya çalışırlar. Sonuç, sürekli yaşanan bir stres, koca şehirde gerçek hayatı erteleyen zamanı genişletme isteğidir (“Keşke bir gün 24 saaten uzun sürseydi!”).

    Zamanı dünyanın ve ayın döngüleri ile hesaplarız ve nereye, kimin için, nasıl harcayacağımıza karar veririz. Seçimlerimiz, eylem içindeki sevgimiz.

Leave a Reply to Green Man's creations Cancel reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s