The Opening Fragment of Parmenides’s ‘Poem’/ Parmenides’in ‘Şiir’inden Açılış Fragmanı

 

From Antoine Court de Gebelin’s ‘Monde Primitif’_Histoire du Calendrier_Tome IV-1776.

English Version

The mares that carry me as far as longing can reach rode on, once they had come and fetched me onto the legendary road of the divinity that carries the man who knows through the vast and dark unknown. And on i was carried as the mares, aware just where to go, kept carrying me straining at the chariot; and young women led the way. And the axle in the hubs let out the sound of a pipe blazing from the pressure of the two well-rounded wheels at either side, as they rapidly led on: Young women, girls, daughters of the Sun who had left the Mansion of Night for the light and pushed back the veils from their faces with their hands.

*

There are the gates on the pathway of Night and Day, held fast in places between the lintel above and a threshold of stone. They reach right up into the heavens, filled with gigantic doors. And the keys-that now open, now lock-are held fast by Justice: She who always demands exact returns. And with soft seductive words the girls cunningly persuaded her to push back immediately, just for them, the bar that bolts the gates, and as the door flew open, making the bronze axles with their pegs and nails spin-now one, now the other- in their pipes, they created a gaping chasm. Straight through and on the girls held fast their course for the chariots and horses, straight down the road.

*

And the goddess welcomed me kindly, and took my right hand in hers and spoke these words as she addressed me: ‘Welcome young man, partnered by immortal charioteers, reaching our home with the mares that carry you. For it was no hard fate that sent you travelling this road-so far away from the beaten track of humans-but Rightness, and Justice. And what’s needed is for you to learn all things: Both the unshaken heart of persuasive Truth and the opinion of mortals in which there is nothing that can truthfully be trusted at all. But even so, this too you will learn-how belief based on appearance ought to be believable as they travel all through all there is.’

Translated from the Greek to English by Peter Kingsley.

*

Turkish Version

‘Beni özlemin erişebileceği yere kadar sırtlanan kısraklar geniş ve bilinmez karanlıktan geçerek bilen insanı (ç.n. inisiye olan kişi) taşıyan kutsallığın o efsanevi yoluna kadar götürdüler. Nereye gideceğimizin farkında olan kısraklar arabayı sürerek beni taşımaya devam ettiler; genç kadınlar ise yol gösterdi. Hızlı bir şekilde ilerledikçe tekerlek göbeğindeki akslar her bir tarafta bulunan yusyuvarlak tekerleklerin basıncından beliren boru sesini salıverdi: Genç kadınlar, kızlar, Güneş’in kızları Işık için Gecenin Köşkü’nden ayrıldı ve peçeleri yüzlerinden elleriyle geri itti.

*

Gece ve Gündüz yolunda kapılar vardır, yukarıdaki üst ile aşağıdaki taş eşiğinin arasında bir yerde bulunan. Devasa kapılarla dolu göklere doğru uzanırlar. Bazen açan bazen ise kilit vuran anahtarlar Adalet tarafından sımsıkı tutulur: O, her daim kesin bir geri dönüş talep eder.

 Kızlar yumuşak ve baştan çıkarıcı sözlerle onu kurnazca ikna etti, kapıları sürgüleyen parmaklıkların sadece onlar için hemen açılmasını rica etti. Kapılar açıldığında bronz aksların – bazen biri, bazen diğeri – mandal ve çivileri borularında dönünce bir uçurum yarattılar. Kızlar aradan geçti, araba ve atları sürerek yoldan aşağıya doğru indi.

*

Tanrıça beni memnuniyetle karşıladı, sağ elimi tuttu ve bana şu şekilde hitap etti: “Hoş Geldin, Genç Adam. Ölümsüz araba sürücüleri sana eşlik etti, seni taşıyan kısraklarla yaşadığımız eve ulaştın. Bu – insanların çok kullandığı yoldan uzak olan – yolculuğa çıkmanın sebebi mutlak bir kader anlayışı (ç.n. ölüm) değildi – ancak Hakkaniyet ve Adalet eşlik etti. Her şeyi öğrenmen gerekiyor: hem ikna edici Gerçeğin sarsılmaz Kalbini hem de ölümlülerin görüşleri ki onlardan kesinlikle güvenilir bir sonuç çıkmaz. Öyle olsa bile şunu da öğreneceksin: görüntüyü temel alan inancın tümünün sunduğu yolculuktan geçtiği için inandırıcı olması gerektiğidir.’

Translated from the English to Turkish by Nalan Özkan Lecerf

 *

Original Greek

Parmeneides_Poem-Fragment_Proem.jpg

From Antoine Court de Gebelin’s ‘Monde Primitif’_Histoire du Calendrier_Tome IV-1776.

***

Source:

Peter Kingsley’s ‘Reality’,

Golden Sufi Center Publishing,

fifth printing-2013.

More about

Peter Kingsley’s work

here

 

 

 

This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters and tagged , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s