Laura Matsue: Your Presence is the Ultimate Energy Healer / Huzurunda Olmanız Esas Şifadır

[Türkçe çevirisi için yorum bölümüne bkz.]

The majority of humans carry an immense amount of pain in their bodies; often that which they are unaware of. This technologically and intellectually focused modern world is becoming more and more one in which we mostly live in our heads. This cuts us off from the subtler energies that continually arise in the body. We lean our heads forward and look at our screens – a movement which, over time, almost literally disconnects our head from our bodies, as our spinal column collapses forwards the vertebrae disconnects from its alignment, cutting us off from the kundalini life-force energy of our spine.

head_falls_off

Because of this disconnection, we then tend to (unconsciously) go seeking for situations that will resolve this pain somehow, however, from a soul level we often instead are led through time-consuming karmic journeys. Our suppressed pain leads us towards looking to find pain-relief outside of ourselves, as we wound-bond with people who we wishfully hope can heal these hurt and suppressed parts of ourselves. Through our desperation, we may often end up heartbroken and disappointed; for even if we gain some momentary relief from the experience, we are ultimately led time and time again to the same lesson — that nothing outside of us can truly relieve our suffering. It is a job that must be done from the inside out.

hearthealing_small

What our suffering is really asking of us is Presence. Through the light of placing our own awareness in our bodies, we begin to realize that this physical vehicle that we reside in is a map of our past — a cumulation of feelings that haven’t been felt. The tension we hold onto in our bodies is made up of the memories and experiences that we have not yet let go of. Ironically, our inability to let go of these experiences in our bodies leads us into situations where we replay similar experiences to these original traumas. It’s hard to see if these replays are real or imagined as sometimes our embodied experience may feel discomfort from what is essentially a safe situation, because the trauma that is held in the body is in a constant state of post-traumatic stress, it’s fight or flight responses actively always expecting the pain of the past to repeat itself.

3fdae3a16e8c7589556035c1a8785cf5

The deeper we go into our bodies through spiritual practice or pure awareness, the more and more we realize that we hold onto every memory we have experienced. We hold onto memories in our muscles, our organs, even down in our bones; yes, even within our skeleton there is a feeling of tension that comes from these suppressed emotions, and these spaces where we hold on are where we are restricting our freedom to be embodied and present.

At some point we may recognize that something energetically is off, and seek different “healers”; teachers, bodyworkers, reiki masters, therapists, etc. — hoping they can cure us, and it may help for a period. But any good healer can only bring attention to the suffering we are already experiencing but have been suppressing; and many are gifted at guiding us through this, and perhaps they may help bring us back into alignment by offering us important skills that can assist us —yet the permanent healing of our bodies comes from our awareness of our emotions, our willingness to feel what comes up in each moment, and this can only be healed by giving our bodies constant Presence. Even the desire to constantly seek “healing” can be a distraction from our healing process.

Spiritual Journey

There is nothing outside of us which can bring the constant awareness of Presence back into our lives for us. Mastering the ability to stay present, in all experiences, is a full-time waking-life job that we must endeavor as we heal our own fragment of this experience of consciousness.

Through our own awareness we also begin to “See” ourselves, and through this inner vision, we allow ourselves to experience true Love — true love experienced as the light of our own awareness. As we allow ourselves to become embodied, feeling into our bodies in response to different people, emotions, and stimulus – we allow ourselves to be truly SEEN and FELT — by the love of the awareness we have gifted ourselves.

wounded_healer_alex_grey_cropped

Source:

https://lauramatsue.com/2019/01/03/your-presence-is-the-ultimate-energy-healer/?fbclid=IwAR01WCeRzUtQ5x2rk-WYeHqwk1_UKmZ0AyOd_qCd4pcLS8cZhq_C4b_tDJw

This entry was posted in Friends'corner, SOPHIA. Bookmark the permalink.

1 Response to Laura Matsue: Your Presence is the Ultimate Energy Healer / Huzurunda Olmanız Esas Şifadır

  1. Türkçe çevirisi için Emir A. İnanç’a teşekkür ederiz. Ellerine sağlık.

    Huzurunda Olmanız Esas Şifadır

    Ç.n.: ‘Enerji’, ‘Kundalini’ gibi kelimeleri birebir aktarmamayı tercih ediyorum. Zira bunlar Türkçe’de net kelimeler değiller. Çevirilerim arkasında yatan düşüncelerimi not düştüm.

    İnsanların çoğu bedenlerinde, genellikle farkında olmadıkları, büyük acılar barındırırlar. Teknolojik ve akli faaliyetler üzerine kurulmuş bu modern dünyada hayatımızı, sürekli daha da yoğunlaşan bir halde, kafamızda yaşıyoruz. Sürekli kafada yaşıyor olmak bizi bedenimizde devamlı oluşan daha ince tınıları duymaktan uzaklaştırıyor. Ekranlara bakabilmek içen başımızı öne eğiyoruz. Bu hareket tekrarlandıkça zamanla omurumuz öne doğru düşüyor, omurlarımızın hizası bozuluyor başımız ve bedenimiz arasındaki bağı en yalın anlamıyla kopuyor. Böylece biz de omurgamızın hizalanmasıyla bedenimizdeki hayat merkezlerinin arasında oluşan devrin yılansı deviniminden* (kundalini) doğan yaşam gücünden kopuyoruz.

    Bu kopma bizi gönlümüzün derinliklerine gömdüğümüz acıyı yatıştıracak durumları (bilinçsizce) aramaya yöneltiyor. Bu halimiz ruh seviyesinde bakıldığında kaderden** gelen eğilimlerimiz doğrultusunda (karmik) zaman tüketici yolculuklardan geçiyoruz. Bastırdığımız acımızı kendi kudretimiz dışında kalan yollarla çözmeye yöneliyor ve böylece aynı acılara sahip başka insanlarla acı bağları kuruyor, onlardan bastırılmış ve zarar görmüş parçalarımızı şifalandırmalarını bekliyoruz. Umutsuzluğumuzun sonucunda sıklıkla hayal ve kalp kırıklığına uğruyoruz. Böyle deneyimlerde anlık olarak rahata erebilsek de bu deneyimlerin sonunda hayat bize hep aynı dersi sunuyor: bizim dışımızda olan hiçbir şey acılarımızı dindiremez. Acımızı dindirmek sadece kendimizin becerebileceği, içten dışa gerçekleşecek bir iş.

    Çektiğimiz acının bizden esas isteği Huzurunda*** olmak. Farkındalığımızı bedenimize yöneltmenin getirdiği ışıkla bu fiziksel vasıtamızın geçmişin bir haritası, yaşanmamış his ve duyguların bir birikimi olduğunu anlarız. Bedenlerimizde bırakmadığımız gerginlik henüz geçmişte bırakmadığımız hatıra ve deneyimlerimizden oluşur. Kaderin bir cilvesi olarak bırakmadığımız bu hatıra ve deneyimler bizi benzer travmalar yaşatacak hatıra ve deneyimlere yönlendirir.

    Bazen bu yeniden yaşamaların gerçek mi hayali olduğunu dahi bilemeyiz çünkü kökünde yaşadığımız travma bedeni sürekli baskı altında tutmaktadır ve sürekli geçmiş acıları yeniden yaşamayı bekleyen bedenimizi ‘ya savaş, ya kaç’**** tepkileri vermeye yöneltir.

    Manevi amellerimizle bedenimizin derinliklerine indikçe sürekli farkına varırız ki deneyimlerimizle edindiğimiz her hatıraya yapışırız. Hatıralarımıza kaslarımızla, iç organlarımızla, hatta kemiklerimizle bile yapışırız. Evet, iskeletimizde bile bastırdığımız duygularımızdan doğan bir gerilim söz konusudur. Yapışıp kaldığımız bu alanlarla anda var olup vücut bulmanın özgürlüğünü kısıtlarız.

    Bazı zamanlarda bir şeyin ters gittiğini sezip kendimizi bizi iyileştirebilecekleri umuduyla ’şifacı’, ‘hoca’, ‘beden uzmanı’, ‘reiki ustası’, ‘terapist’ kimseleri aramaya sevk edebiliriz. Bu arayışın bize bir süre yardımı dokunabilir; ancak, yetkin bir şifacı çektiğimiz ama bastırdığımız ızdıraba sadece dikkatimizi çekebilir. Birçoğu bu durumda bize rehberlik edebilir, bize varlığımızı hizalandırmaya yardımcı olacak beceriler sunabilir. Yine de her ne olursa olsun bedenimizi sürdürülebilir ve kalıcı olarak şifalandırmak kendi duygularımızın farkında olmakla, sudur eden her bir hisle her an beraber olma iradesiyle gerçekleşir. Şifa bedenimizle her an Huzurunda olmaktır. Durmadan ‘şifa’ aramak bile esas şifadan uzaklaşmaktır.

    Kendi dışımızda hiçbir şey yoktur ki hayatımıza her an Huzurunda olma farkındalığını getirsin. Anda kalmakta ustalaşmak vekalet ettiğimiz bilinç parçacığını şifalandırdıkça tam zamanlı ve uyanık olarak deneyimlerimizin bütünlüğünde icra ettiğimiz bir iştir.

    Farkındalığımızla kendimizi içten gördüğümüzde ’Görmeye’ başlar ve kendimize gerçek Aşkı yaşamaya izin veririz. Gerçek aşkın deneyimi kendi farkındalığımızın ışığıdır. Farklı insanlarla, duygularla ve uyarılarla karşılaştığımızda yaşadıklarımızı bedenimizle hissedip kendimize vücut bulma iznini verdikçe farkındalığımızın hediyesi olan sevginin bizi hakikaten GÖRMESİNE ve HİSSETMESİNE izin veririz.

    *Kundalini en yalın anlamıyla dairesel ve yılansı hareket demek. Bunu esas alarak metinde aktarılmak istenen anlama göre bir çeviri yapıyorum ve bir nebze de olsa kendi yorumumu katıyorum.

    **Kader ve kudret (güç yetirmek) Arapça kdr kökünden gelir; burada ‘iş yapmak’ olarak karma ve ‘hayatın bize yapılacak işi sunması’ olarak karma arasındaki benzerlik üzerinden çeviri yaptım.

    ***Birinin huzurunda olmak ifadesinin ve huzur kelimesinin anlamlarını aynı anda düşününüz.

    ****Modern zihin bilimde ‘fight or flight’ sürüngen beyinin tehdit oluşturduğunu düşündüğü bir durum karşısında vereceği tepkileri tasvir eder. Biraz da sokak ağzıyla: yerse kavga eder, yemezse kaçar.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s