Amanda Mariamne Radcliffe: ‘Contra-initition in The New Age Movement’/ New Age Hareketi’nde tersine inisiyasyon

Lament for Icarus, by Herbert James Draper

‘Lament for Icarus’, by Herbert James Draper.

[Türkçe çevirisi için yorum bölümüne bkz.]

 

It is increasingly evident that the majority will always follow mediocrity; the pretty pied piper leading them with hapless smiles to their own demise; the lower astral realm and its inhabitants keeping them trapped with beautiful lies.

There is nothing wrong in seeking an escape from reality – it’s been a major preoccupation of humanity since time began. But when the storyteller starts to believe in the myth of their own tale; when they become so identified with an archetype that they begin to think that they *are* it; when self questioning ends, and self aggrandaisement begins; and when selling delusion becomes a perfectly valid career move… then yes, we have a problem.

An elderly magician told me 15 years ago that the Third World War would be a war on Consciousness. Certainly our minds are colonised; and perhaps nowhere more so than among New Age spiritual seekers who declare themselves to be ‘Free.’

How free are we if we willingly place our minds, our emotions and our intuitive faculties into New Age memes and fads? Are we really ‘free’ or have we simply been marketed to so successfully and for so long, that we only believe that we are?

New Age platitudes are not going to give anyone what they really seek. Bingeing on New Age ‘spirituality’ may feel more ‘holy’ than watching an action film or drinking a few beers for the 21st century consumer; but it is still just entertainment.

What are the motives behind New Age ideas? Personal gratification and self-deification, or wonder at and humility before the glory of God?

Entertainment is not ‘Spirituality,’ and spirituality, with its traditional motifs of self sacrifice, abnegation, surrender, awe and suffering, is anything but entertaining. It is usually what comes when there is nothing left; that is why it is linked with rebirth and death.

To accurately assess spiritual teachers, healers, clairvoyants, Orders, groups, churches and helpers of any kind, requires discernment. As a wise man said long ago; We shall know them by their fruits. A worthy spiritual teacher, clairvoyant, healer or guide will receive and transmit genuine, useful testable, applicable, empowering guidance and advice. They will not encourage dependency, but will help us to develop our own connection, personal power and discernment.

They encourage us to be the best we can be, while keeping a tight reign upon our indulgences. (They never indulge us.) Even if they give difficult information, they do so with compassion. They never use fear or shame tactics, make veiled threats, or feed primeval fears. They do not speak with false sentimentalism or infantile language , and they do not seduce using physical or personal charms. They never dishonour us by telling us what we want to hear.

A genuinely gifted healer, whether psychic, spiritual or magnetic, can be identified because they make effective and lasting changes in the people they heal. Put simply; people get better. Tumours go away, burns are soothed, blood clots disappear, hearts start beating normally again, vitality is returned, the nervous system is restored, and movement comes back to paralysed limbs. All of these effects and more have been observed throughout history, and I have seen each of these in my own personal experience.

There are many people in the world with phenomenal abilities, but just as virtuoso pianists are rare, so are people with virtuoso abilities. However, they do exist.

I have had the Gift of hereditary clairvoyance, precognitive dreams, healing ability, psychokinesis, telekinesis, telepathy, and other such things since I was 6 years old…and can say from my heart that along with such abilities, come great disabilities, and there is always a price – a price which all true clairvoyants, healers, empaths and mystics know about, and which is often hard to bear.

Charlatans don’t suffer this cost; hence they can blatantly flaunt their wares in the market place without suffering the anguishing loss of integrity that a genuine Sensitive feels so acutely; when even the smallest disingenuous act is felt like a weal.

In the ancient mystery schools, admission was based on merit, not on money. And in today’s genuine mystery schools, the process is the same. If we can access something as supposedly sacred as a spiritual path purely by means of money, then is it really worth the price? The cost of contra-initiation is much more than gold, and finding the way back onto the right path again can take lifetimes.

pied-piper-henry-marsh-engraving-after-john-la-farge-met

‘The Pied Piper’, engraving by Henry Marsh after John La Farge, 1868, Metropolitan Museum of Art, New York.

More about Amanda Mariamne Radcliffe here

This entry was posted in Friends'corner and tagged , , . Bookmark the permalink.

1 Response to Amanda Mariamne Radcliffe: ‘Contra-initition in The New Age Movement’/ New Age Hareketi’nde tersine inisiyasyon

  1. New Age Hareketi’nde tersine inisiyasyonAmanda Mariamne Radcliffe
    Ceviri: Emir Abdulkadir Inanç / Teşekkürler.

    Çoğunluk bayağı olanın peşinden gider; fareli köyün afili kavalcısı onları semanın aşağı kısmında tatlı yalanlarla hapsetmekte ve manevi ölüme donuk gülücüklerle yönlendirmekte.

    Sunulan gerçekliğin dışında bir gerçek aramakta yanlış olan bir şey yoktur – zamanın başlangıcından bu yana insanlığın daimi bir meşguliyeti olmuştur. Ancak anlatıcı kendi masalına inanmaya başladığında, bir arketiple kendini o arketip sanacak kadar özdeşleştiğinde öz muhasebe yapmayı bırakır ve kibirlenmeye başlar. Bilgeliği pazarlamak ve satmak artık kabul edilebilir bir kariyer hamlesi haline geldiğinde bir sorun var demektir.

    15 yıl önce yaşlı büyücü bana Üçüncü Dünya Savaşı’nın Bilinç düzeyinde yaşanacağını söyledi. Kuşkusuz zihinlerimiz, en çok da kendilerini “Özgür” ilan eden New Age müritlerinin zihinleri, kalıplarla sömürgeleştirilmiş.

    Aklımızı, duygularımızı ve sezgisel melekelerimizi New Age etiketlerine isteyerek iliştirirsek ne kadar özgür olabiliriz? Gerçekten ‘özgürüz’ müyüz yoksa uzun bir süredir özgür olduğumuzu pazarladığımız için kendi kendimizi özgür olduğumuza mı inandırdık?

    New Age’in yavan tatları kimseye gerçekten aradıklarını vermeyecek. New Age ‘maneviyatıyla’ tıkınmak bir aksiyon filmi izlemekten veya 21. yüzyıl tüketicisi için birkaç bira içmekten daha ‘kutsal’ olabilir; ama yine de sadece bir eğlence.

    New Age fikirlerini teşvik eden güdüler neler? Kişisel tatmin ve nefsi putlaştırma mı, Tanrı’nın yüceliği önünde hayret ve alçakgönüllülük mü?

    Eğlence ‘Maneviyat’ değildir; geleneksel haliyle maneviyat kurban, riyazet, teslimiyet, huşu ve acı çekme motifleriyle eğlenceli değildir. Böyle bir maneviyat geriye hiçbir şey kalmayınca kendini gösterir ve bu sebeple yeniden doğuş ve ölümle bağlantılıdır.

    Manevi öğretmenleri, şifacıları, durugörenleri, Cemiyetleri, grupları, kiliseleri ve her türlü ruhani yardımcıyı doğru bir şekilde değerlendirmek için furkan sahibi olmak, yani hak ile batılı ayırt edebilmek gerekir. Bilge bir adamın uzun zaman önce söylediği gibi: onları ‘meyvelerinden tanıyacağız’ (Matta İncili 7:14). Yetkin bir manevi öğretmen, durugören, şifacı veya rehber, özgün, faydalı, test edilebilir, uygulanabilir ve bizi kendimiz için sorumluluk almaya yönlendiren rehberlik ve tavsiyelerde bulunur. Kendisine bağımlılığı teşvik etmeyip, kutsalla ancak kendi bağımızı kurmamıza, kişisel gücümüzü geliştirmemize ve furkan sahibi olmamıza yardımcı olur.

    Yetkin manevi öğretmen düşkünlüklerimiz üzerinde sıkı bir rejim sürdürürken olabileceğimizin en iyisi olmaya bizi teşvik eder. (Bizi asla şımartmaz.) Zor bilgiler verse bile bunu şefkatle yapar. Asla korkutarak veya utandırarak boyun eğdirmez, örtülü tehditler yapmaz ya da varoluşumuzun kökünden gelen korkuları beslemez. Bize sahte duygusallıkla veya çocukça bir dille konuşmaz ve fiziksel ya da kişisel cazibesini kullanarak bizi baştan çıkarmaz. Duymak istediklerimizi söyleyerek bizi haysiyetsiz bırakmaz.

    Psişik, ruhsal ya da manyetik olsun, gerçekten yetenekli bir şifacı, iyileştirdikleri insanlarda bıraktığı etkili ve kalıcı değişikliklerle tanınabilir. Basitçe söylemek gerekirse; insanlar iyileşir. Tümörler kaybolur, yanıkların sızısı diner, kan pıhtıları kaybolur, kalpler normal şekilde tekrar atmaya başlar, canlılık geri döner, sinir sistemi eski düzenine döner ve felçli uzuvlara hareket eder. Tüm bu etkiler ve daha fazlası tarih boyunca gözlemlendi ve bunların her birini kendi deneyimle de gözlemledim.

    Dünyada olağanüstü yeteneklere sahip birçok insan var, ancak tıpkı virtüöz piyanistlerin nadir olduğu gibi, virtüöz spiritüeller de nadirdir. Ancak, varlar.

    Şarlatanlar özgünlüğün bedelini ödemezler. Doğruluk ve bütünlüğü yitirmenin gerçekten Duyarlı birine vereceği acı ve eleme maruz kalmadan mallarını pazarda açıkça sergileyebilirler. Oysa Duyarlı birinin gönlünü özgünlükten uzak en ufak hareket bile bir kırbaç izi gibi sızlatır.

    Kadim gizemli okullarda, giriş para üzerine değil, liyakat üzerine kuruluydu. Ve günümüzün gizemli okullarında da süreç aynıdır. Manevi bir yola, sözde kutsal bir şeye sadece parayla erişebiliyorsak, ödediğimiz bedele gerçekten değer mi? Tersine inisiyasyonun maliyeti parayla ölçülemez ve tekrar doğru yolu bulmak bir değil bin ömür sürebilir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s